Allen Carr Türkiye Blog

ayse-arman-allen-carr.jpg

Günde 3 paket içerdim. Alya’ya hamile kalınca, sigarayı bıraktım. Bir daha da başlamamayı başardım.

Emre Büyükuçar; “Sigaradan kurtaramayacağım kimse yok”

Neredeyse, 3 yıl oluyor. Önceleri, yanımda sigara içildiği zaman, rahatsız olmuyormuşum gibi davrandım, kibarlığımdan. Şimdi? “İçmeyin” demiyorum ama fark ettim ki, yanımda sigara içilmesinden, kokusundan, dumanından, o kokunun üzerime sinmesinden nefret ediyorum. Yasaklara karşı biri olmama rağmen, bir yasakçı gibi davranıyorum. Hoşlanmıyorum, hatta hadi itiraf edeyim, nefret ediyorum! Dilerim, herkes bir gün bırakır. Emre Büyükuçar’la yaptığım bu röportaj size efendim. Bir an önce bırakın diye…

Esas sorun psikolojik…

Sigarada iki bağımlılık vardır: Fiziksel ve psikolojik. Asıl sorun, zannedildiği gibi fiziksel bağımlılık değildir. Vücuttaki nikotin azalması, algılanmayacak kadar hafiftir. Sigara içilmediği zaman, ortaya çıkan fiziksel sorunların (baş ağrısı, mide bulantısı, terleme, sıkkın ve sinirli olma) sebebi, nikotinsizlik değil. Sebebi, çok yapmak istedikleri bir şeyi yapamıyor olmak. İnanmıyorlarsa, içiciler şunu denesinler, ama adım adım hepsini yapsınlar:

1. Bir sigara yakın. 2. 6 nefes çekin 3. Söndürün. 4. Söndürdüğünüz sigaranın, son sigaranız olduğunu ve bir daha asla içemeyeceğinizi düşünün. 5. Duygunuz ne? 6. Panik ve endişe mi? 7. Bu duyguların sebebi sizce nikotinsizlik olabilir mi? Mümkün değil. Çünkü nikotin, şu anda vücudunuza giriyor, daha çıkmaya bile başlamadı. Demek ki sorun, bir sonraki sigarayı içemeyecek olmanın yarattığı panik.

Siz, sigarayı bıraktıran çocuk musunuz?

– Hayır, sigaradan kurtaran çocuğum! Bırakmak deyince, insanlar bir şeyden “vazgeçtiklerini” sanıyorlar. Oysa, beyinlerindeki hapishaneden kurtarıyorum ben onları.

Sigaradan kurtaran çocuk olmak: a) Beni rahatsız ediyor. b) Tam tersine, hoşuma gidiyor c) Çok çok hoşuma gidiyor. Kendimi bir halk sağlığı kahramanı gibi hissediyorum!

– Çok çok hoşuma gidiyor. Daha da önemlisi, gurur duyuyorum. Hayatımda yaptığım en anlamlı şey bu. Düşünsenize, insanların hayatını uzatıyorum gibi bir şey…

Bu işe nereden girdiniz?

– Ben eğitimciyim. Dört sene evvel, iki Alman arkadaşımız, benim ve eşimin çok sigara içtiğimizi görünce bize, “Bu aralar Almanya’da herkes Allen Carr-Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu diye bir kitapla sigaradan kurtuluyor. Biz de öyle kurtulduk. Gönderelim, okuyun” dediler. Kitap geldi, eşim günde 1.5 paket sigara içerken, iki haftada kitabı bitirdi ve bıraktı. Kitabı okurken de sigara içmeye devam etti. “N’apıyorsun?” dedim. “Okurken, içmem gerekiyormuş, o yüzden içiyorum” dedi. Son sigarasını söndürdü, sigara içme işi bitti. Bense İngiltere’de Allen Carr yönteminin seansına katıldım. 6 saat. Seans bitti, inanamadım, günde 2 pakete yakın içerdim, sıfırladım. O gündür bugündür, profesyonel hayatımın yüzde 80’ini bu işe adadım.

6 saatte sigarayı bırakmak mümkün değilmiş gibi geliyor…

– Mümkün, mümkün. Üstelik, makineye bağlanmadan, ilaç içmeden, nikotin bandı, sakızı, sanal sigara falan kullanmadan. Dahası, 6 saatlik seans boyunca, sigara içmeye devam edebiliyorlar. Ta ki seansın son sigara bölümüne kadar. Bazı insanlar, son sigarayı bile içmek istemiyor. “Ne olduğunu anladım, bir daha asla” diyor. Valla, 24 yılda 10 milyon insan, bu yöntemle sigarayı bıraktı. Bizim yöntemin en önemli farklılığı irade gücüne ihtiyaç duyulmaması…

Nasıl yani?

– Sigara içicileri, iradeleri zayıf olduğu için sigarayı bırakamadıklarını zannederler. Ama tamamen yanlış. Allen Carr yönteminde irade gücüne ihtiyaç yok. Asıl sorun zaten irade çatışması…

Bu irade çatışması nasıl bir şey?

– İrade, ikiye bölünüyor. Bir tarafı, “İçme kendini öldürüyorsun, kötü örnek oluyorsun, kötü kokuyorsun” diyor. Kişi, bırakmaya karar veriyor, tam o sırada, iradenin diğer tarafı devreye giriyor, “Bir dakika ya, ben senin en iyi arkadaşınım. Sırdaşınım. Zor zamanda hep yanındayım. Hayat bensiz nasıl geçecek?” diyor. Bu çatışma yüzünden insanlar sigara bırakmayı erteliyorlar. Ben ne yapıyorum? Bu irade çatışmasına son vermelerini sağlıyorum. Aksi takdirde ya ömür boyu sigara içerler ya da içmeyip acı çekerler…

Peki nasıl yapıyorsunuz bunu?

– 6 saat onlara hiç bilmedikleri şeyler anlatıyorum. Ya da bildiklerinin tam tersini. Ve sigara içme istediğinden kurtarıyorum onları. Sigaradan kurtulmayı zorlaştıran engelleri önlerinden kaldırıyorum. Seanstan sonra en çok söyledikleri şudur: “Ne oldu bilmiyorum. Sigara aklıma geliyor ama canım içmek istemiyor!” Ama korkmasınlar, asla sigaranın zararlarını anlatmıyorum. Bence, sigara içicilerine, sigaranın zararlarını tekrar tekrar anlatmak, onların zekalarına hakaret. Zararlı olduğunu bilmeyen içici var mı? Zararlarını bilmek, eğer işe yarasaydı, yeryüzünde bir tek hekim sigara içmezdi. Demek bilmek, bırakmaya yetmiyor. Zararları, sonuçtur. Neden içtiğimizi açıklamaz…

Peki siz bırakmak istemeyenleri de bıraktırabiliyor musunuz?

– Elbette. Benim bıraktıramayacağım sigara içicisi yok, bu kadar iddialıyım. Çok geldiler öyle, “Ben istemiyorum… Şu kadar yıldır içiyorum… Çok denememe rağmen bırakamadım, benim durumum farklı…” Sigara tiryakilerini üzeceğim belki ama, özel sigara içicisi diye bir şey yok. Beni şaşırtabilecek bir sigara içicisi de yok. Ayrıca “Bırakmak istemiyorum” da doğru değil. Hiçbir insan, sistematik olarak, 4000 zehirli dumanı, hayatının sonuna kadar kötü kokmak pahasına, içine çekmek, üstelik bir de bunun için bir servet harcamak istemez. Sadece bırakmaktan korkar ya da bırakabileceğine inanmaz. Gelin bize, bıraktıralım…

Sigaradan kurtulmak isteyenlerin ödemesi gereken para ne?

– Ortalama 4-5 ayın sigara maaliyeti. Üstelik, 3 ay içinde toplam 3 seansa katılmasına rağmen, sigaradan kurtaramadığımız insanlara ödedikleri paranın tamamını iade ediyoruz. Birebir özel seanslar da var, ama maaliyeti daha yüksek.

Başarı yüzdesi?

– 12 ay sonunda ortalama yüzde 63-64.

Peki biz sizin iyi bir pazarlamacı olmadığınızı nereden bilelim! Ya palavraysa bu anlattıklarınız…

– 23 yıl, 34 ülke, 10 milyon sigara tiryakisi… Bu sayılar size palavra gibi geliyor mu? Bizzat benim bıraktırdığım insan sayısı 500’ü geçti.

En çok kanser kliniğinin önünde içiliyor!

İngiltere’de en çok sigara içilen yerlerden birisi, Royal Mardsen Kanser Kliniği’nin önü. Kanserli tanıdıklarını ziyarete gelen tiryakilerin, odayı terk ettikten sonra, ilk yaptıkları şey, farkında olmadan bir sigara yakmak…

Hangisi doğru hangisi yanlış? 
Bu şıklardan kaçına yürekten inanıyorsunuz?

1. Sigara içmek, keyiflidir. 2. Sigara içmek, konsantrasyonu arttırır. 3. Bazı insanlar daha kolay sigara tiryakisi olur. 4. Uzun yıllar içenler, yeni başlayanlara göre daha zor bırakır. 5. İradesi zayıf olanlar, sigaradan vazgeçemez. 6. Sigarayı bırakanların bile canı hep sigara ister. 7. Sigarayı bırakanlar, mutlaka kilo alır.

Hepsine doğru mu dediniz? Ve ne yazık ki, yanıldınız! Bu şıkların hepsi yanlış. 

Yazıyı dilerseniz original kaynağından okuyun! http://www.hurriyet.com.tr/sigaradan-kurtaramayacagim-kimse-yok-6462013


blog-1.jpeg

Allen Carr, sigarayı bırakmanın kolay yolu yöntemi dünyanın en başarılı sigara bırakma yöntemidir. 60 ülkede, 33 yıldır, 14 milyona yakın sigara içen insan Allen Carr yöntemiyle sigaradan kurtulmuştur.

Allen Carr yöntemine sigarayı bırakmanın kolay yolu yöntemi denmesinin sebebi, sigarayı bırakmak isteyen sigara içenlere, sigara bırakmanın en kolay yolunu gösteriyor olmasıdır.

Sigara bırakırken yaşanan zorlanmaların neden yaşandığını ve yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini gösterir. Tiryakinin kaç senedir sigara içtiğinin hiç önemi yoktur, ister 2 yıldır ister 50 yıldır sigara içmiş olsun, Allen Carr yöntemi aynı şekilde etkilidir.

Sigarayı bırakmak isteyen kişinin günde kaç adet içtiği de önemli değildir. Allen Carr yöntemi günde 1-2 adet sigara içen insanlarda da günde 4-5 paket sigara içen insanlarda da aynı derecede etkili bir sigara bırakma yöntemidir.

Allen Carr sigara bırakma merkezinde sigarayı bırakanlar çevrelerindeki sigara içenlere “çok kolaydı kesin denemelisin” dedikleri zaman çevrelerini ikna etmekte önce zorlanırlar. Fakat sigaradan sonra hiç zorlanmadıklarını görünce ikna olurlar ve kendileri de bırakabileceklerine inanmaya başlarlar. Yıllardır Allen Carr sigara bırakma merkezimize gelenlerin %80’inden fazlası bize sigarayı bizimle bırakmış bir tanıdığını gördüğü için gelir.


blog-3.jpg

Bazı tiryakiler için sigarayı bırakabilmek mucize gibi gelir, bazıları daha önceki bırakma girişimlerimde haftalarca ağır depresyonlar yaşamışlardır veya depresyon olmasa da sıkıntılı ve gergin günler geçirmişlerdir. Ve bunların sonucu olarak yine bir sigara yakarlar, tadı iğrenç gelir ve neden o sigarayı yakma gereği duyduklarını anlamaya çalışırlar. Bir an her şey çok anlamsız gelir ama yine de içmeye devam ederler.

Aslında bütün tiryakiler sigarayı bırakmaya can atarlar. En koyu tiryakiye bile, “Sigaraya başlamadan önceki zamanlara geri dönme şansınız olsaydı, şimdiki aklınızla tekrar sigaraya başlar mıydınız?” diye sorduğunuzda, “KESİNLİKLE HAYIR,” cevabını alırsınız.

Sigaranın sağlığına zarar verdiğini kabul etmeyen, sosyal baskıya aldırmayan ve sigaraya para ayırabilen koyu bir tiryakiye, “Çocuklarınızı sigara içmeye teşvik eder miydiniz?” diye sorduğumuzda yine, “KESİNLİKLE HAYIR,” cevabıyla karşılaşırsınız.

Bütün tiryakiler anlam veremedikleri bir gücün etkisi altında olduklarının farkındadırlar. İlk zamanlar insan kendini “bırakacağım, bugün değil ama yarın” düşüncesiyle avutur. Sonunda öyle bir noktaya gelinir ki, ya irademizin olmadığını ya da sigaranın doğasında yaşamdan tat alabilmemiz için gerekli bir şey olduğunu düşünmeye başlarız.

Sorun bırakmanın neden zor olduğunu açıklamak değil. Gerçek sorun insanların neden sigaraya başladıkları veya neden bir zamanlar dünya nüfusunun yüzde altmışından fazlasının sigara içtiğidir.

Bu sigara konusuna akıl sır ermez

Birlikte gerçeklere bakalım (ister kabul edin ister etmeyin gerçekler bunlar, bu yüzden lütfen okumaya devam edin!):

  • Sigaraya başlamamızın tek nedeni binlerce insanın hali hazırda sigara içiyor olmasıdır. Oysa her biri başlamamış olmayı dilediklerini belirtip sigaranın para ve zaman kaybı olduğunu söylerler. Onların sigaradan zevk almadıklarına bir türlü inanamayız.
  • Sigara içmeyi büyümekle bir tutup kendimizi bir müptela haline getirmek için çaba harcarız.
  • Sonra yaşamımızın geri kalan bölümünü çocuklarımıza sigara içmemelerini söyleyerek, kendimizi ise bu bağımlılıktan kurtarmaya çalışarak geçiririz.
  • Ayrıca yaşam boyu bu pislik için bir servet harcarız. Günde ortalama bir paket içen bir tiryaki sigara için yaşamı boyunca 40-50.000 YTL harcar. Bu parayla ne yaparız? (Pencereden dışarı atsaydık daha iyi olurdu.) sistemli olarak bu parayı ciğerlerimizi kansere yol açan katranla doldurmak ve damarlarımızı yavaş yavaş tıkayıp zehirlemek için kullanırız.
  • Her geçen gün artan bir şekilde bedenimizin kas ve organlarını oksijenden yoksun bırakırız ve giderek daha uyuşuk bir hale geliriz.
  • Kendimizi bir ömür boyu pisliğe, kötü kokan nefese, sararmış dişlere, yanık izlerine, kirli küllüklere ve durmuş sigaranın o iğrenç kokusuna mahkum ederiz.
  • Yaşamımızın yarısını, ya toplumun bize sigara içmeyi yasakladığı yerlerde (hastaneler, okullar, otobüsler, tiyatrolar, camiler vs.) ya da sigarayı azaltmaya veya bırakmaya çalışırken yaşadığımız çaresizlik içinde geçiririz.
  • Yaşamımızın sigara içtiğimiz geri kalanını ise sigara içebildiğimiz fakat keşke içmesem dediğimiz durumlarla harcarız.

Ne biçim bir hobi bu böyle; yaparken keşke yapmasam dedirten, yapmazken ise kendini özleten?

Toplumun insana yaşam boyu cüzzamlı bir hasta olarak bakmasına, daha da kötüsü gerçekte akıllı ve mantıklı olan bir kişinin ömür boyu aşağılanmasına yol açan etken sigaradır. İnsan farkında olmadan sigara paketinin üzerine ufacık yazılmış uyarıyı okuduğunda, nefes darlığı çektiğinde, göğsünde bir ağrı olduğunda, sigara içmeyenlerden oluşan bir grubun içinde bulunduğunda ya da kansere veya ağız kokusuna karşı bir kampanya sırasında kendisini yine aşağılanmış hisseder.

Aklının bir köşesinde bu berbat gerçekler varken sigaradan ne elde edebilirim? HİÇBİR ŞEY! Eğlence? Keyif? Rahatlama? Destek? Enerji?

Herhalde, “İyi, güzel, biliyoruz ama bir kere tuzağa düşünce bırakmak zor geliyor,” diyorsunuzdur.

Peki, ama bırakmak neden bu kadar zor ve neden sigara içmek zorundayız? (Sigara tiryakileri yaşamları boyunca bu soruların cevaplarını bulmaya çalışırlar!)

  1. Bazısı sigaranın eksikliğini şiddetli bir şekilde duymaktan korkar. Aslında nikotin eksikliğinin yarattığı özlem duygusu o kadar hafiftir ki birçok tiryaki uyuşturucu bağımlısı olduğunu fark etmeden yaşayıp ölür.
  2. Bazısı sigaranın çok eğlenceli olduğunu söyler. Bu doğru değildir. Sigara pis ve iğrenç bir şeydir. Sigarayı yalnızca zevk için içtiğini sanan bir tiryakiye sigarası bittiğinde içtiği marka yoksa onun yerine hiç sevmediği bir markayı içip içmeyeceğini sorun. Sigara tiryakileri hiçbir şey içmemektense en nefret ettikleri markayı bile “keyifle” içerler. Bunun keyifle bir ilgisi yoktur. İnsanlar dondurma yemekten zevk alırlar ama hiçbir zaman günde yirmi tane dondurma yeme gereksinimi duymayız. Hayatta zevk aldığımız başka şeyleri yapmadığımız zaman çaresizlik içinde kıvranmayız.
  3. Bazısı sigara içme nedenlerini psikolojinin derinliğine inip, “Freudyen sendromlarda” veya “anne kucağındaki bebek” dönemlerde arar. Aslında durum tam tersidir. Sigara içmeye başlamamızın asıl nedeni yetişkin ve olgun olduğumuzu göstermek istememizdir. Herkesin önünde bir emzik emmek zorunda olsak utancımızdan ölürdük.
  4. Bazıları bunun tam tersini, burnundan dumanı içine çekmenin ya da ateş solumanın maço izlenimi verdiğini düşünür. Bu düşüncenin aslı yoktur, çünkü kulak deliğinde yanan bir sigara saçma olurdu. Kansere yol açan katranı ciğerlere doldurmak ise çok daha saçmadır.
  5. Bazısı, “El alışkanlığı,” der. Öyleyse neden ucunu yakıp içine çekiyorsun?
  6. Bazısı, “Ağız alışkanlığı,” der. Öyleyse neden yakıp içine çekiyorsun?
  7. “Dumanın ciğerlerime girerken verdiği duygu,” derler. Berbat bir duygu o ve adına “boğulma” denir.
  8. Birçok kişi sigara içmenin can sıkıntısını geçirdiğini savunur. Nerdeyse saat başı gün be gün aynı şeye yapmaktan daha sıkıcı ne olabilir? Sigaranın ilgi çekici bir tarafı yoktur. Yoksa şöyle bir şey hiç duydunuz mu: “vay canına, dün bir sigara içtim, acayip heyecanlıydı..”
  9. Bazıları sırf arkadaşları içiyor diye içtiklerini söylerler. Kimse gerçekten o kadar aptal olamaz. Eğer öyleyse, dua etsinler de arkadaşları baş ağrısından kurtulmak için başlarını kesmeye kalkmasınlar!
  10. Bu konuya biraz kafa yoran tiryakilerin çoğu sonunda bir alışkanlık olduğu sonucuna varır. Bu gerçek sebep değildir ama bütün mantıklı nedenleri eledikten sonra geriye kalan tek mazeret budur. Fakat ne yazık ki bu açıklama da aynı derecede mantıksızdır. Yaşamımızda pek çok alışkanlığımızı değiştiririz, bunların bazıları çok da eğlencelidir. Sigara içmenin bir alışkanlık olduğu ve alışkanlıkların değiştirilmesinin zor olduğuna inanmamız konusunda beynimiz yıkanmıştır. Alışkanlıkları kırmak gerçekten bu kadar zor mudur? Yemek alışkanlığımızı örnek alalım: Normalde sabah ve öğlen yemek yemekten pek fazla bir zevk almayan, sadece yenilmesi gerekiyor diye yiyen, yalnızca bir öğünde zevkle yemek yiyen (ki o da akşam yemeğidir) birçok kişi; tatilde en çok sevdiği öğün kahvaltıya dönüşür. Tatil bitip normal hayata geri dönüldüğünde ise en ufak bir çaba harcamadan eski alışkanlık devam eder. Alışkanlıkların terk edilmesinin zor olduğunun yanlış bir düşünce olduğu açıktır. Şu bir gerçektir ki bizler hayatımızda sürekli başka alışkanlıklar kazanıp türlü alışkanlıklarımızı terk ederiz.

İğrenç bir tadı olan, bizi ölüme sürükleyen, bir servete mal olan, aslında bırakmak için can attığımız ve istesek bir anda keserek kurtulabileceğimiz bu pis ve tiksindirici alışkanlığı bırakmak neden bu kadar zor geliyor? Cevap sigara içmenin bir alışkanlık olmamasında yatıyor: SİGARA İÇMEK NİKOTİN BAĞIMLILIĞIDIR! İşte bu nedenle “bırakmak” zor gelir.

Birçok tiryaki için neden “bırakmanın” zor olduğunu anlatır bu ancak bunu sadece bir madde bağımlılığı olduğunu kabul etmezler. Sigaradan gerçek bir zevk ve/veya destek aldıklarına eminlerdir ve eğer bırakırlarsa gerçek bir fedakarlıkta bulunacaklarını zannederler. Böyle düşünenler için sigarayı bırakmak gerçekten çok zordur.

Güzel olan şu ki, neden sigara içtiğimizin gerçek sebeplerini ve nikotin bağımlılığını anladığınız zaman, sigara içmeyi bırakacaksınız.

Evet “küt” diye bırakacaksınız.

Kısa bir süre içinde anlayamadığınız tek şey neden bunca zaman içmek zorunda hissettiğiniz olacak!

Sigarayı bırakmak neden zor olsun ki? Doğru yöntemle bırakınca SİGARA İÇMEYEN BİR İNSAN OLMANIN NE KADAR HARİKA olduğunu ilk andan itibaren anlayacaksınız. Birden diğer bağımlıları sigara içmemenin ne kadar mükemmel olduğuna ve sigarayı bırakmanın ne kadar kolay olduğuna ikna edememek sizi şaşırtacak.


Allen Carr Etiler Genel Müdürlük Adres Bilgileri

Adres: Nispetiye Cad. Çamlık Yolu Sok. Yüngül Apt. No.7 D.3 Etiler / İstanbul

Telefon: 0212 358 53 06 - 07
Gsm: 0530 526 35 23
Web: allencarrturkiye.com
Eposta: info@allencarrturkiye.com

2017 Allen Carr Türkiye